Frontpage Articles Ottoman Empire Postal History Posta Pullarıyla Yapılan Siyaset Ve Girit Meselesi
Posta Pullarıyla Yapılan Siyaset Ve Girit Meselesi PDF Print E-mail
User Rating: / 0
PoorBest 
Thursday, 19 March 2009 20:56
Girit, Akdeniz’deki en büyük adalardan birisidir. Tarih boyunca deniz yolu üzerinde olduğundan pek çok devletin gözlerini kamaştırmış, antik çağdan itibaren büyük işgaller, katliamlar, saldırılar yaşamıştı.

Bazı Osmanlı gemilerini soyan korsanların mallarını burada satması, Venediklilerin yönetiminde olan bu adanın fethini gerektirmişti. 1645 de büyük bir donanmayla gelen Osmanlı ordusu 1645 de ilk hamlede Hanya’yı fethetti. Fakat, Girit gibi çok önemli stratejik bir adanın elinden çıkmasını istemeyen Venedikliler diğer kalelerde direnişe devam etti. Harp uzadıkça uzadı. Öyle ki; Girit için “Devlet-i Âliye’nin talimhane-i harbisi” deniliyordu. Yani sürüp giden harpler nedeniyle burası Osmanlı Ordusu’nun  harp için talim yaptıkları yerdir, diye kabul ediliyordu.
Devlet, gittikçe uzayan Girit meselesini çözmek için daha kararlı davranınca 1669 da Kisamo, Apokorono, Granbasa, Resmo fethedildi. Yapılan bir anlaşma ile Venedikliler adadan çekildiler. Ancak Spinalogna ve Suda kaleleri 1715 e kadar Venediklilerin elinde kaldı.

1800 lü yılların başında Fransız İhtilâli’nin etkisi, Rusların tahrikleri ile Girit Rumları ayrılıkçı Heteria Cemiyetini kurdular. Huzursuzluk başladı. 1821 de Yunanistan’la birlikte Giritliler de ayaklandılar. Sultan 2. Mahmut’un emri üzerine Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa (Kavalalı) gelerek isyanı bastırdı.

1830 da üç koruyucu devlet himayesiyle Yunanistan kurulunca Girit’in Yunanistan’a bağlanmaması üzerine Giritliler tekrar isyan ettiler. 1831 de Mehmet Ali Paşa isyanı gene bastırdı.

1866 da Girit’te çok geniş bir ayaklanma başlatıldı. Rumlar, geçici bir hükümet kurarak Yunanistan’a ilhak ettiklerini ilan ettiler. Fakat, olaya sadece Osmanlı Devleti değil  yabancı devletler de müdahale etti. Bu olaydan sonra, adada yabancı devletlerin komisyonları, gemileri, askerleri hep geldi gitti. Girit Rumları da hep huzursuzluk çıkarıp, sistemli bir şekilde Girit Türklerine karşı yıldırma, baskı, katliamlara devam etti.

18 Aralık 1897 de Girit’te “Muhtariyet” ilan edildi. Bir çok polemikten sonra Yunan Kralı’nın ikinci oğlu Prens George “Girit Fevkalade Komiseri”[1] olarak tayin edildi. Prens George, bu komiserliğini bağımsızlık gibi görerek kendi resminin bulunduğu posta pulları çıkararak tedavüle soktu.

1901 den itibaren huzursuzluk yeniden başladı. 1905 de büyük ve kanlı bir ayaklanma yapıldı. 1906 da Prens görevden çekildi. 11 Mayıs 1908 de Girit Milli Meclisi Yunanistan’a  ilhakı kabul etti. Türkiye’nin her tarafından bu ilhaka karşı protestolar, boykotlar yağdı. 10 Ağustos 1913 de Bükreş Muahedesiyle Girit Osmanlı Devleti’nin elinden çıktı. Bütün bu ayaklanmalar sırasında Girit Türkleri akıl almaz  katliamlara, işkencelere, ırza geçmelere uğradı. Acı çekti. Her katliam karşısında  Osmanlı Devleti hep çaresiz kaldı. Girit Türkleri, ancak 1923 den sonra  Lozan Anlaşması gereği “Mübadele” ile Girit Anavatanlarından Türkiye’ye gelebildiler.

Prens George, Girit’e gelir gelmez hemen kendi resminin basılı olduğu posta pulları çıkararak  tedavüle sokunca, bu Türkiye’de tepki ile karşılandı. Oysa Girit hala Osmanlı Devleti adalarından birisi sayılıyordu. Bu pullar Girit’ten gelen mektuplar üzerinde görülünce mektuplar postanelerde alıkonularak sahiplerine verilmedi. Durum Dahiliye Nezareti’ne soruldu.

Fakat Posta ve Telgraf Nezareti, her ne kadar Girit halâ bizim görülüyorsa da uluslar arası kurallara göre postanın engellenemeyeceğini bildirerek, “mektupların postanelerce pullardaki  resimlerin üzerine damga vurarak, resimleri bozulduktan sonra sahiplerine teslim edilmesi”ni istedi.[2] Posta Pullarıyla birlikte Girit’ te de kullanılan “Açık Muhabere Varakası” üzerinde de Prens George’un resmi bulunuyordu. Osmanlı Dahiliye Nezareti, devlet politikası olarak bu kartların içeri sokulmasını sakıncalı gördü.[3]

Bunun üzerine  bu sakıncalı durum Dahiliye Nezareti müfettişlerine havale edildi. Müfettişler, yaptıkları tahkikattan sonra bu kartların üzerindeki resimlerin de bozularak postanın dağıtılmasına karar verdiler.[4]

------------------------------------

[1] BOA.Y..A.HUS. dosya:391 gömlek:95 - 23 Recep 1316 (08.12.1898)
[2] BOA.DH.MKT.dosya:2395 gömlek:113 – 29 Rebiülevvel 1313 (18.10.1985)
[3] BOA.DH.MKT.dosya:2362 gömlek:68 – 12 Safer 1318 – 19.06.1900
[4] BOA.MF.MKT.dosya:517 gömlek:31 26 Ra.1318 – 23. 07. 1900

Please register or login to add your comments to this article.
Last Updated on Thursday, 19 March 2009 21:27
 
turkishpostalhistory.com, Powered by Joomla! and designed by SiteGround web hosting
JoomlaWatch Stats 1.2.8b_11-dev by Matej Koval